top of page
Law_edited.jpg
Karagül ve Yıldırım Hukuki Danışmanlık
  • Whatsapp
  • Instagram
  • LinkedIn

Sosyal Medyadan Tehdit Eden Kişi Bulunamadı Diye Dosya Kapatılabilir Mi?

  • 4 Haz
  • 7 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 30 Tem

1. Sosyal medyadan (Facebook, Instagram, X) tehdit veya hakaret eden kişi bulunabilir mi?

Evet. Yargıtay emsal kararına göre; Savcılık, sosyal medya hesabının profil bilgilerini, paylaşımlarını, dijital ayak izlerini incelemek ve ilgili ülke adli makamlarıyla uluslararası adli yardımlaşma (istinabe) süreçlerini yürütmek suretiyle şüphelinin kimliğini tespit etmekle yükümlüdür.


2. Sosyal medya platformları ABD merkezli olduğu için savcılık takipsizlik (KYOK) kararı verebilir mi?

Hayır. Savcılık, sırf internet servis sağlayıcılarının ve sunucuların yurt dışı kaynaklı olmasını gerekçe göstererek veya "şüpheliye ulaşılamıyor" diyerek direkt kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) veremez. Eksik soruşturma yapılması hukuka aykırıdır.


3. Fake (sahte) hesaptan yapılan tehdit ve hakaret suçlarında süreç nasıl işler?

Şikayet üzerine Savcılık, sahte hesabın bağlantılı olduğu diğer bilgileri (profil fotoğrafı, kullanıcı adı değişiklikleri, etkileşimde bulunduğu hesaplar, açık kaynak araştırmaları vb.) incelemeli ve uluslararası makamlara başvurarak şüphelinin fiziki kimliğine ulaşmaya çalışmalıdır.


4. Sosyal medya suçlarında IP adresi verilmezse dosya kapanır mı?

Hayır. Yabancı platformların IP adresi vermemesi soruşturmayı doğrudan kapatma sebebi değildir. Savcılığın şüpheliyi tespit etmek için mevcut tüm dijital ve açık kaynak verilerini kapsamlı bir şekilde araştırması ve hukuki yolları (istinabe) zorlaması şarttır.


5. Sosyal medyadan tehdit edilen kişi savcılığa başvururken delil sunmak zorunda mıdır?

Mağdur taraf; mesaj ekran görüntüleri, profil bağlantısı (URL) ve yorum tarihleri gibi delilleri sunmalıdır. Ancak mağdurun şüphelinin gerçek kimliğini sunamamış olması, Savcılığın kimlik tespiti yapma ve delil toplama sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.


6. Sosyal medyada tehdit suçunun cezası nedir?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 106. maddesi uyarınca tehdit suçu hapis cezası gerektirir. Suçun sosyal medya (siber ortam) üzerinden işlenmiş olması, delil toplama usullerini değiştirmekle birlikte suçun niteliğini ve ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.


7. Sosyal medya suçlarında takipsizlik kararına nasıl itiraz edilir?

Savcılık tarafından verilen Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK), tebliğ edildikten itibaren 15 gün içinde kararı veren Başsavcılığın bağlı olduğu Sulh Ceza Hakimliğine dilekçe verilerek itiraz edilebilir.


8. Sulh Ceza Hakimliği eksik soruşturma durumunda ne karar verir?

Sulh Ceza Hakimliği, Savcılığın yeterli araştırma yapmadan (örneğin profil incelemesi veya uluslararası yazışma yapmadan) takipsizlik kararı verdiğini tespit ederse, KYOK kararını kaldırarak soruşturmanın genişletilmesine ve detaylı araştırma yapılmasına karar verir.


9. Yargıtay'ın bu karardaki "Eksik Soruşturma" vurgusu ne anlama gelir?

Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 160 uyarınca Savcı, şüphelinin hem lehindeki hem aleyhindeki delilleri toplamakla yükümlüdür. Şüphelinin kimliğini tespit etmek için gerekli makamlarla iletişime geçmeden ve teknik araştırmayı tamamlamadan dosyayı kapatmak "eksik soruşturma" sayılır.


10. Kanun Yararına Bozma (CMK 309) nedir ve bu kararda nasıl uygulanmıştır?

Kesinleşmiş bir kararda hukuka aykırılık bulunması halinde Adalet Bakanlığı'nın başvurusuyla Yargıtay'ın kararı incelemesidir. Bu somut olayda Yargıtay, Sulh Ceza Hakimliğinin itirazı reddetmesini kanun yararına bozmuş ve soruşturmanın eksiksiz yapılması için dosyayı merciine göndermiştir.



4. Ceza Dairesi         2018/819 E.  ,  2018/4172 K.


"İçtihat Metni"

Tehdit suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 23/03/2017 tarihli ve 2017/45695 soruşturma, 2017/24872 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 09/09/2017 tarihli ve 2017/3424 Değişik İş sayılı kararı, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 02/01/2018 gün ve 94660652-105-06-12483-2017-KYB sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/01/2018 gün ve 2018/4112 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda müşteki vekilinin şikayet dilekçesi üzerine herhangi bir soruşturma yapılmadan, facebook, twitter, ınstagram isimli sosyal paylaşım siteleri ile ilgili olarak yapılan istinabe taleplerini ABD adIî makamlarının cevaplamadığı, bu nedenle şüphelinin fiziki kimliğine ulaşılamadığı gerekçesiyle iddiaların soyut nitelikte kaldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, şüphelinin facebook adlı sosyal paylaşım sitesindeki profil bilgilerinin ve diğer hususların araştırılarak şüphelinin kimlik bilgilerinin tespit edilmeye çalışılması, ABD adlî makamlarıyla istinabe yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.TÜRK MİLLETİ ADINAI-Olay:Tehdit suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 23/03/2017 tarihli ve 2017/45695 soruşturma 2017/24872 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 09/09/2017 tarihli ve 2017/3424 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbarveya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda müşteki vekilinin şikayet dilekçesi üzerine herhangi bir soruşturma yapılmadan, facebook, twitter, ınstagram isimli sosyal paylaşım siteleri ile ilgili olarak yapılan istinabe taleplerini ABD adIî makamlarının cevaplamadığı, bu nedenle şüphelinin fiziki kimliğine ulaşılamadığı gerekçesiyle iddiaların soyut nitelikte kaldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, şüphelinin facebook adlı sosyal paylaşım sitesindeki profil bilgilerinin ve diğer hususların araştırılarak şüphelinin kimlik bilgilerinin tespit edilmeye çalışılması, ABD adlî makamlarıyla istinabe yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kanun yararına bozmaya konu edildiği anlaşılmıştır.II-Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 23/03/2017 tarihli ve 2017/45695 soruşturma, 2017/24872 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın yasaya uygun olup olmadığının ve buna bağlı olarak itirazın reddine ilişkin mercii kararında isabet bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.III-Hukuksal Değerlendirme:Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. "2. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." 172. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir.CMK'nın 173. maddesi "(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.(3) (Değişik fıkra: 18/06/2014-6545 S.K./71. md) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.(4) (Değişik fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./26.mad) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.(5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu Madde hükmü uygulanmaz.(6) (Değişik fıkra: 2/1/2017 - 680 S.K.H.K./11. md) İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır." biçimindedir.Yukarıda yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, Ceza Muhakemesi Kanununun “soruşturma” başlıklı 2. kitabında, Cumhuriyet Savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli mahkemenin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır.Bu çerçevede, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.CMK’nın 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet Savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. CMK’nın 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir.İncelenen dosyada;Şikayetçi vekili tarafından sunulan 14/03/2017 havale tarihli şikayet dilekçesinde, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof Dr. Metin Feyzioğlu'nun facebookta yer alan Metin Feyzioğlu isimli hesabından paylaştığı canlı yayın videosunun altına, 12/03/2017 tarihinde ... kullanıcı ismiyle "Metin Feyzioğlu, seni öyle bir döverim ki vücudunda kırılmadık kemik bırakmam. Adam ol aklını başına al" şeklinde tehditte bulunulduğunun belirtildiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 23/03/2017 tarihli ve 2017/45695 soruşturma, 2017/24872 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği ve şikayetçi vekiline 05/04/2017 tarihinde tebliğ edildiği, anılan karara şikayetçi vekilitarafından eksik incelemeyle karar verildiği gerekçesiyle 20/04/2017 tarihinde itiraz edildiği, itirazın, mercii Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 09/09/2017 tarihli ve 2017/3424 Değişik İş sayılı kesin nitelikteki kararıyla reddedildiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;Her ne kadar facebook, twitter, ınstagram isimli sosyal paylaşım siteleri ile ilgili olarak yapılan istinabe taleplerini ABD adIî makamlarının cevaplamadığı, bu nedenle şüphelinin fiziki kimliğine ulaşılamadığı, ilgili sitenin bağlı olduğu internet servis sağlayıcılarının ve yer sağlayıcılarının yurtdışı kaynaklı olduğu ve yabancı ülke şirket ve sunucularının kullanılması nedeniyle elektronik delil elde etme imkânının da mevcut olmadığı, bilişim suçlarının yapısı gereği İnternet ortamında elde edilebilecek delillerin yokluğu ve şüpheli ya da şüphelilerin teşhis edilememesi halinde başka türlü delil elde etme olanağının bulunmadığı, bu aşamada soruşturmanın devamı halinde yeni delillere ulaşmanın teknik ve hukukî açıdan mümkün olmadığı, müştekinin şikâyetine konu edindiği olay ile ilgili olarak şüpheli ya da şüphelilere ulaşılmasına imkân veren hiçbir delil de sunmadığı gerekçeleriyle şikayetçinin iddiaların soyut nitelikte kaldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar karar verilmiş ise de, şüphelinin facebook adlı sosyal paylaşım sitesindeki profil bilgilerinin ve diğer hususların araştırılarak şüphelinin kimlik bilgilerinin tespit edilmeye çalışılması, ABD adlî makamlarıyla istinabe yapılması ve sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik soruşturma neticesinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ve bu nedenle itirazın reddine dair mercii Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 09/09/2017 tarihli ve 2017/3424 Değişik İş sayılı kararında isabet bulunmadığı anlaşılmıştır.IV-Sonuç ve Karar:Yukarıda açıklanan nedenlerle,Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, mercii Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 09/09/2017 tarihli ve 2017/3424 Değişik İş sayı ile verilip kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sonraki işlemlerin, CMK'nın 309/4-a maddesi gereğince mahallinde merci mahkemesince yerine getirilmesine, 01/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
pexels-ekaterina-bolovtsova-6077099.jpg
İletişim

İletişim

Adres

Atatürk Mahallesi, Spor Sokak, No:8/1, 35750 Ödemiş/İzmir

İletişim

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Instagram

Çalışma Saatleri

Hafta İçi

08:30 – 18:00

Cumartesi

Pazar

09:30 – 15:00

Kapalı

© 2026 by KARAGULYILDIRIM. Powered and secured by MOTIVO.

© 2026 by YILDIRIM & KARAGUL HUKUK. Powered and secured by MOTIVO

bottom of page