top of page
Law_edited.jpg
Karagül ve Yıldırım Hukuki Danışmanlık
  • Whatsapp
  • Instagram
  • LinkedIn

Kendi İsteğiyle Uyuşturucu Kullandığını İtiraf Eden Kişi Ceza Alır Mı?

29 Eyl
4 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 13 Eki

1. Polis veya kimse bilmiyorken uyuşturucu kullandığımı kendim itiraf edersem ceza alır mıyım?

Cevap: Hayır. Hakkınızda uyuşturucu kullanımıyla ilgili verilmiş herhangi bir şikayet, arama veya başlatılmış bir soruşturma yokken, resmi makamlara gidip kendi rızanızla uyuşturucu kullandığınızı beyan ederseniz kanundaki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanırsınız. Bu durumda mahkeme hakkınızda "ceza verilmesine yer olmadığına" karar vermek zorundadır.


2. Karakola başka bir olay (örneğin hırsızlık, kavga vb.) için gittiğimde uyuşturucu kullandığımı söylersem bu kural geçerli olur mu?

Cevap: Evet. Karakola veya savcılığa hangi nedenle gitmiş olursanız olun, polisin veya savcının henüz haberi yokken kendi isteğinizle uyuşturucu kullandığınızı itiraf eder, tahlil yapılması için hastaneye sevkinizi isterseniz cezadan muaf olursunuz.


3. Kan veya idrar tahlilimde uyuşturucu maddesi çıkarsa yine de ceza almaktan kurtulabilir miyim?

Cevap: Evet. Tahlilde uyuşturucu madde tespit edilse bile, bu soruşturmanın açılmasını sağlayan temel etken polisin yakalaması değil sizin kendi samimi itirafınız olduğu için ceza almazsınız.


4. Polis üstümde veya evimde uyuşturucu madde yakaladıktan sonra "Ben zaten kullanıyordum" dersem ceza almaz mıyım?

Cevap: Hayır. Cezadan tamamen kurtulabilmeniz için polisin durumu henüz tespit etmemiş ve bilmiyor olması şarttır. Uyuşturucu yakalandıktan veya polis tarafından kullanım tespit edildikten sonra yapılan itiraflar cezayı tamamen kaldırmaz, yalnızca belirli şartlarda ceza indirimine sebep olabilir.


5. "Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı" ne anlama gelir?

Cevap: Bu karar, işlenen fiilin kanunda suç oluşturmasına rağmen, kişinin sonradan gösterdiği samimi pişmanlık (itiraf) veya kanunun öngördüğü özel durumlar nedeniyle hakkında hiçbir hapis veya adli para cezası verilmemesi demektir.


6. Uyuşturucu kullanımı ihbar edildikten sonra polise itiraf etmek cezayı siler mi?

Cevap: Hayır. Hakkınızda resmi bir ihbar yapılmışsa veya polis bir şüphe üzerine sizi durdurup soruşturma başlattıysa, resmi makamlar durumu önceden öğrendiği için cezadan tamamen muaf olamazsınız.


7. Kendi itirafımla tedavi olmak istersem durum sicilime kaydolur mu?

Cevap: Uyuşturucu kullandığını kendi beyan eden kişiler hakkında soruşturma açılmadan doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri de uygulanabilir. Sağlık kuruluşlarına kendiliğinden başvurup tedavi olmak isteyen kullanıcılar hakkında ceza kovuşturması yapılmaz.


8. Yerel mahkeme kendi itirafıma rağmen bana hapis cezası verdi, ne yapmalıyım?

Cevap: Eğer henüz polis bilmeden uyuşturucu kullandığınızı kendi rızanızla söylediğiniz halde mahkeme size ceza verdiyse, kararı süresi içerisinde temyiz etmeniz (üst mahkemeye taşımanız) gerekir. Yargıtay bu tür kararları hukuka aykırı bularak bozmaktadır.


9. Uyuşturucu maddeyi nereden aldığımı veya kiminle kullandığımı söylemek zorunda mıyım?

Cevap: Kendi kullanımınızla ilgili cezadan kurtulmak için resmi makamların bilgisi yokken suçunuzu itiraf etmeniz yeterlidir. Ancak uyuşturucuyu satın aldığınız veya temin ettiğiniz kişilerin kimliğini açıklayıp yakalanmalarını sağlarsanız, uyuşturucu ticareti veya tedarikiyle ilgili suçlarda da ek etkin pişmanlık indirimlerinden yararlanabilirsiniz.


10. Kararı veren Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin bu konudaki net duruşu nedir?

Cevap: Yargıtay; resmi makamlarca yürütülen herhangi bir soruşturma yokken, kendi özgür iradesiyle uyuşturucu kullandığını beyan eden ve tahlil yapılmasını sağlayan kişilere mahkumiyet cezası verilmesini kanuna aykırı bulmakta, bu kişilere ceza verilmemesi gerektiğine hükmetmektedir.


-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


BU YAZI VE SORU-CEVAPLAR GENEL BİLGİLENDİRME AMACIYLA HAZIRLANMIŞ OLUP HUKUKİ DANIŞMANLIK NİTELİĞİ TAŞIMAZ. MEVZUAT DEĞİŞİKLİKLERİ VE YARGI UYGULAMASINDAKİ FARKLILIKLAR NEDENİYLE İÇERİK GÜNCELLİĞİNİ YİTİREBİLİR. SOMUT OLAYINIZA İLİŞKİN HUKUKİ DEĞERLENDİRME İÇİN İLETİŞİM NUMARASI SAYFADA YER ALAN AVUKATLA İRTİBATA GEÇEBİLİRSİNİZ. YUKARIDAKİ SORU-CEVAPLARA İLİŞKİN EMSAL MAHKEME KARARI AŞAĞIDA YER ALMAKTADIR.


-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


10. Ceza Dairesi         2020/18137 E.  ,  2023/1431 K.


"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza MahkemesiSUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaHÜKÜM : MahkûmiyetSanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇA. Sanık hakkında 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6545 sayılı Kanun) 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.10.2014 tarihli ve 2014/3097 soruşturma numaralı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş, sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının, 27/02/2015 tarihli ve 2015/439 esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.B. Silifke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16/02/2016 tarihli ve 2015/114 Esas, 2016/53 Karar sayılı kararı ile sanık sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren ve teşdiden 1 yıl 2 ay hapis cezası ile hak yoksunluklarına karar verilmiştir.C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca1. 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,2. Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasının gözetilmemesi,Nedeniyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz isteği özetle; kararın temyizen incelenmesine ilişkindirIII. OLAY VE OLGULARUyuşturucu madde kullandığı ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.IV. GEREKÇESanık hakkında kurulan hüküm,Hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılmış herhangi bir soruşturma olmadığı halde, 22.06.2014 tarihinde hırsızlık olayından ifade veren sanığın hakkında durma kararı verilen diğer sanık ... ile uyuşturucu kullandığını söyleyerek, hastaneye sevkini sağladığı ve yapılan analizde kanında MDMA, idrarında THC, MDMA ve MDA etkin maddesi çıktığı olayda; sanığın, uyuşturucu madde kullandığını belirterek, bu suçtan soruşturma yapılmasını sağlaması ve resmi makamların bilgisinin bulunmadığı aşamada kendi beyanı ile suçunu ortaya çıkarması nedeniyle, hakkında TCK’nın 192/2. maddesi gereğince “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine kararı verilmesi,Nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.V. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle Silifke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16/02/2016 tarihli ve 2015/114 Esas, 2016/53 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.02.2023 tarihinde karar verildi.

 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
pexels-ekaterina-bolovtsova-6077099.jpg
İletişim

İletişim

Adres

Atatürk Mahallesi, Spor Sokak, No:8/1, 35750 Ödemiş/İzmir

İletişim

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Instagram

Çalışma Saatleri

Hafta İçi

08:30 – 18:00

Cumartesi

Pazar

09:30 – 15:00

Kapalı

© 2026 by KARAGULYILDIRIM. Powered and secured by MOTIVO.

© 2026 by YILDIRIM & KARAGUL HUKUK. Powered and secured by MOTIVO

bottom of page